''Mutlu olmak çok basit, basit olmak çok zor'' demiş bir Budist rahip...
Sürekli daha çok kıyafete, daha çok paraya, statüye ve daha az kırışığa, zayıf ve fit bir vucuda sahip olmam gerektiğini gözümün içine sokan hastalıklı bir toplumda yaşarken, insan bazen hayatı, yaşamaya değer kılan küçük mutlulukları farkedemiyor. Oysa ne çok mutlu anlarım var benim, her anına teşekkür ettiğim anlarım...
Her sabah yataktan beş duyumun çalıştığını bilerek kalkmak, sabahları evden çıkmadan hazırladığım Lapsang Souchong'umun ilk yudumu, ofiste beni bekleyen işlerimin olması, yorucu bir işgünü sonrası Deniz'le Starbucks'ta içilen bir latte, haftasonu yuvada olmak, anneyle uzun-derin sohbetler, babadan gelen elektronik postalar ve birlikte çözülen bulmacalar... Eve götürdüğüm biber dolmasında saklı mutluluk...
Kızlarla Rumelihisarı'nda cumartesi kahvaltıları, Remzi Kitabevinden seçilen bir yemek kitabı, Pink Martini'nin yeni albumünü heyecanla eve getirmek, tarafımca çok hırpalanmasına rağmen onbeş yıllık Krups'umun hala çalışıyor olması, pazar sabahları evi kaplayan kahve kokusu, Güzelyer'de rakı balık akşamları, dostlarla akşam yemekleri, ağız dolusu atılan kahkahalar, hiç hesapta olmayan kar tatilleri, Amazon.com'dan sipariş ettiğim paketin gelmesi, geçen kış giydiğim montumun cebinden para çıkması, mutfakta pasta için harcadığım zamanlar, on sene önceki pantolonumun içine girebilmek, binbir bahane bularak gittiğim pilates dersi sonrasında iyi ki gitmişim hissiyatı, yaz akşamlarında Açıkhava konserleri, Sex and the City DVD lerinden herhangi birini takıp seyretmek, otuzbeşinci seyredişim olmasına rağmen hala keyif alabilmek, Dürümcü Baba'da yarın yokmuş gibi yemek yemek, gerçek İtalyan pizzası ve carpacciosu, annemin Kayseri Mutfağı, yıkanmış ütülenmiş yumuşatıcı kokan beyaz nevresimlerde derin uykulara dalmak, sabah oldu sanıp daha iki saat uyuyacağımı bilmek, masmavi tertemiz denizlere girmek, ucuz uçak bileti yakalamak, Edip Cansever'le Özdemir Asaf ile hüzünlenmek, ikinci yenilerimle yenilenmek, bir bebeğin nefes alışlarına, bir köpeğin teslimiyet anlarına şahit olmak, kendim olmak, kendim kalmak, O'na özel atanmış telefonun melodisini duymak, güvenmek, umursanmak, aranmak, iyileşmektir mutluluk bana göre...
Huzursa, geleceğe umutla bakmaktır... Anne kokusu ve baba ocağıdır....
Chocolate Pistachio Biscotti:
Kaynak: Martha Stewart's Cookies
Malzemeler:
2 cup un
1/2 cup kakao
1 teaspoon karbonat
1/4 teaspoon tuz
90 gr. tereyağı
1 cup şeker
2 büyük boy yumurta
1 cup antepfıstığı
1/2 cup kakao oranı yüksek bitter çikolata
Yapılışı:
- Yumurta ve tereyağını mikser ile yumuşayıncaya kadar çırpın.
- Kakao, karbonat ve tuzu ekleyin.
- Şekeri de ekleyerek çırpmaya devam edin.
- Unu ilave edip bir kaşık yardımı ile karıştırın.
- En son bitter çikolata ve şamfıstıklarınızı da ilave ederek karışıma son halini verin.
- Pişirme kağıdı serilmiş bir fırın tepsisine 30 cm. uzunluğunda 6-7 cm genişliğinde iki parça rulo yapın.
- Ruloların üzerini bir kaşık yardımı ile ya da hafif nemli ellerinizle düzleyin.
- 150 C fırında yaklaşık 25-30 dakika pişirin.
- Pişirdiğiniz ruloları fırımdan çıkarın ve 20-25 dakika kadar soğumaya bırakın.
- Fırınınızın ayarını 150 C'ye düşürün.
- Soğuttuğunuz ruloları verev şeklinde dilimlere ayırın.
- Tel ızgarada yaklaşık 20 dakika kadar daha pişirin. Tepsi kullanmayın, özellikle tel ızgara tercih edin.
- İkinci pişirme işlemi biscottilerinizin içindeki suyu kurutacak ve uzun süre dayanmasını sağlayacaktır.








5 yorum:
off, ne görüntü ya Rab! şahane görünüyorlar:)
ellerine emegine saglik canim..sicacik sevgilerimle..
Deli Anne, Hasret;
Çok teşekkürler :)
Harika gorunuyorlar, elime tuzsuz antepfistigi gecer gecmez yapacagim. Tesekkurler bu tarif icin.
Esra,
Mutlaka denemelisin. Gerçekten özel bir biscotti reçetesi bu.
Yorum Gönder